elden çıkmak

Turkish

Pronunciation

  • Hyphenation: el‧den çık‧mak

Verb

elden çıkmak

  1. (idiomatic) to get rid of; to sell
    Bu arabayı elden çıkarmam lazım.
    I need to get rid of this car.
  2. (idiomatic) to fall, to be lost
    Balkanlar elden çıkınca ailecek buraya göçtük.
    When the Balkans were lost, our family migrated here.

Conjugation

Conjugation of elden çıkmak
positive conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple elden çıkarım elden çıkarsın elden çıkar elden çıkarız elden çıkarsınız elden çıkarlar
inferential elden çıkarmışım elden çıkarmışsın elden çıkarmış elden çıkarmışız elden çıkarmışsınız elden çıkarlarmış
past elden çıkardım elden çıkardın elden çıkardı elden çıkardık elden çıkardınız elden çıkarlardı
conditional elden çıkarsam elden çıkarsan elden çıkarsa elden çıkarsak elden çıkarsanız elden çıkarlarsa
continuous continuous simple elden çıkıyorum elden çıkıyorsun elden çıkıyor elden çıkıyoruz elden çıkıyorsunuz elden çıkıyorlar
inferential elden çıkıyormuşum elden çıkıyormuşsun elden çıkıyormuş elden çıkıyormuşuz elden çıkıyormuşsunuz elden çıkıyorlarmış
past elden çıkıyordum elden çıkıyordun elden çıkıyordu elden çıkıyorduk elden çıkıyordunuz elden çıkıyorlardı
conditional elden çıkıyorsam elden çıkıyorsan elden çıkıyorsa elden çıkıyorsak elden çıkıyorsanız elden çıkıyorlarsa
inferential inferential simple elden çıkmışım elden çıkmışsın elden çıkmış elden çıkmışız elden çıkmışsınız elden çıkmışlar
inferential elden çıkmışmışım elden çıkmışmışsın elden çıkmışmış elden çıkmışmışız elden çıkmışmışsınız elden çıkmışlarmış
past elden çıkmıştım elden çıkmıştın elden çıkmıştı elden çıkmıştık elden çıkmıştınız elden çıkmışlardı
conditional elden çıkmışsam elden çıkmışsan elden çıkmışsa elden çıkmışsak elden çıkmışsanız elden çıkmışlarsa
future future simple elden çıkacağım elden çıkacaksın elden çıkacak elden çıkacağız elden çıkacaksınız elden çıkacaklar
inferential elden çıkacakmışım elden çıkacakmışsın elden çıkacakmış elden çıkacakmışız elden çıkacakmışsınız elden çıkacaklarmış
past elden çıkacaktım elden çıkacaktın elden çıkacaktı elden çıkacaktık elden çıkacaktınız elden çıkacaklardı
conditional elden çıkacaksam elden çıkacaksan elden çıkacaksa elden çıkacaksak elden çıkacaksanız elden çıkacaklarsa
progressive progressive simple elden çıkmaktayım elden çıkmaktasın elden çıkmakta elden çıkmaktayız elden çıkmaktasınız elden çıkmaktalar
inferential elden çıkmaktaymışım elden çıkmaktaymışsın elden çıkmaktaymış elden çıkmaktaymışız elden çıkmaktaymışsınız elden çıkmaktalarmış
past elden çıkmaktaydım elden çıkmaktaydın elden çıkmaktaydı elden çıkmaktaydık elden çıkmaktaydınız elden çıkmaktalardı
conditional elden çıkmaktaysam elden çıkmaktaysan elden çıkmaktaysa elden çıkmaktaysak elden çıkmaktaysanız elden çıkmaktalarsa
necessitative necessitative simple elden çıkmalıyım elden çıkmalısın elden çıkmalı elden çıkmalıyız elden çıkmalısınız elden çıkmalılar
inferential elden çıkmalıymışım elden çıkmalıymışsın elden çıkmalıymış elden çıkmalıymışız elden çıkmalıymışsınız elden çıkmalılarmış
past elden çıkmalıydım elden çıkmalıydın elden çıkmalıydı elden çıkmalıydık elden çıkmalıydınız elden çıkmalılardı
conditional elden çıkmalıysam elden çıkmalıysan elden çıkmalıysa elden çıkmalıysak elden çıkmalıysanız elden çıkmalılarsa
past past simple elden çıktım elden çıktın elden çıktı elden çıktık elden çıktınız elden çıktılar
conditional elden çıktıysam elden çıktıysan elden çıktıysa elden çıktıysak elden çıktıysanız elden çıktılarsa
conditional conditional simple elden çıksam elden çıksan elden çıksa elden çıksak elden çıksanız elden çıksalar
inferential elden çıksaymışım elden çıksaymışsın elden çıksaymış elden çıksaymışız elden çıksaymışsınız elden çıksalarmış
past elden çıksaydım elden çıksaydın elden çıksaydı elden çıksaydık elden çıksaydınız elden çıksalardı
optative elden çıkayım elden çıkasın elden çıka elden çıkalım elden çıkasınız elden çıkalar
imperative imperative regular elden çık elden çıksın elden çıkın elden çıksınlar
formal elden çıkınız elden çıkınız
informal elden çıksana elden çıksanıza
infinitive elden çıkmak
verbal noun elden çıkma
impersonal participle imperfective elden çıkan
perfective elden çıkmış
prospective elden çıkacak
personal participle non-prospective elden çıktığım elden çıktığın elden çıktığı elden çıktığımız elden çıktığınız elden çıktıkları
prospective elden çıkacağım elden çıkacağın elden çıkacağı elden çıkacağımız elden çıkacağınız elden çıkacakları
temporal adverb temporal adverb simple elden çıkarken1
specific elden çıkınca
"and" elden çıkıp
"since" elden çıkalı
"until" elden çıkasıya
"as long as" elden çıktıkça
modal adverb modal adverb simple elden çıkarak
reduplicated elden çıka çıka
"as if" elden çıkarcasına1
negative conjugation
negative conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple elden çıkmam elden çıkmazsın elden çıkmaz elden çıkmayız elden çıkmazsınız elden çıkmazlar
inferential elden çıkmazmışım elden çıkmazmışsın elden çıkmazmış elden çıkmazmışız elden çıkmazmışsınız elden çıkmazlarmış
past elden çıkmazdım elden çıkmazdın elden çıkmazdı elden çıkmazdık elden çıkmazdınız elden çıkmazlardı
conditional elden çıkmazsam elden çıkmazsan elden çıkmazsa elden çıkmazsak elden çıkmazsanız elden çıkmazlarsa
continuous continuous simple elden çıkmıyorum elden çıkmıyorsun elden çıkmıyor elden çıkmıyoruz elden çıkmıyorsunuz elden çıkmıyorlar
inferential elden çıkmıyormuşum elden çıkmıyormuşsun elden çıkmıyormuş elden çıkmıyormuşuz elden çıkmıyormuşsunuz elden çıkmıyorlarmış
past elden çıkmıyordum elden çıkmıyordun elden çıkmıyordu elden çıkmıyorduk elden çıkmıyordunuz elden çıkmıyorlardı
conditional elden çıkmıyorsam elden çıkmıyorsan elden çıkmıyorsa elden çıkmıyorsak elden çıkmıyorsanız elden çıkmıyorlarsa
inferential inferential simple elden çıkmamışım elden çıkmamışsın elden çıkmamış elden çıkmamışız elden çıkmamışsınız elden çıkmamışlar
inferential elden çıkmamışmışım elden çıkmamışmışsın elden çıkmamışmış elden çıkmamışmışız elden çıkmamışmışsınız elden çıkmamışlarmış
past elden çıkmamıştım elden çıkmamıştın elden çıkmamıştı elden çıkmamıştık elden çıkmamıştınız elden çıkmamışlardı
conditional elden çıkmamışsam elden çıkmamışsan elden çıkmamışsa elden çıkmamışsak elden çıkmamışsanız elden çıkmamışlarsa
future future simple elden çıkmayacağım elden çıkmayacaksın elden çıkmayacak elden çıkmayacağız elden çıkmayacaksınız elden çıkmayacaklar
inferential elden çıkmayacakmışım elden çıkmayacakmışsın elden çıkmayacakmış elden çıkmayacakmışız elden çıkmayacakmışsınız elden çıkmayacaklarmış
past elden çıkmayacaktım elden çıkmayacaktın elden çıkmayacaktı elden çıkmayacaktık elden çıkmayacaktınız elden çıkmayacaklardı
conditional elden çıkmayacaksam elden çıkmayacaksan elden çıkmayacaksa elden çıkmayacaksak elden çıkmayacaksanız elden çıkmayacaklarsa
progressive progressive simple elden çıkmamaktayım elden çıkmamaktasın elden çıkmamakta elden çıkmamaktayız elden çıkmamaktasınız elden çıkmamaktalar
inferential elden çıkmamaktaymışım elden çıkmamaktaymışsın elden çıkmamaktaymış elden çıkmamaktaymışız elden çıkmamaktaymışsınız elden çıkmamaktalarmış
past elden çıkmamaktaydım elden çıkmamaktaydın elden çıkmamaktaydı elden çıkmamaktaydık elden çıkmamaktaydınız elden çıkmamaktalardı
conditional elden çıkmamaktaysam elden çıkmamaktaysan elden çıkmamaktaysa elden çıkmamaktaysak elden çıkmamaktaysanız elden çıkmamaktalarsa
necessitative necessitative simple elden çıkmamalıyım elden çıkmamalısın elden çıkmamalı elden çıkmamalıyız elden çıkmamalısınız elden çıkmamalılar
inferential elden çıkmamalıymışım elden çıkmamalıymışsın elden çıkmamalıymış elden çıkmamalıymışız elden çıkmamalıymışsınız elden çıkmamalılarmış
past elden çıkmamalıydım elden çıkmamalıydın elden çıkmamalıydı elden çıkmamalıydık elden çıkmamalıydınız elden çıkmamalılardı
conditional elden çıkmamalıysam elden çıkmamalıysan elden çıkmamalıysa elden çıkmamalıysak elden çıkmamalıysanız elden çıkmamalılarsa
past past simple elden çıkmadım elden çıkmadın elden çıkmadı elden çıkmadık elden çıkmadınız elden çıkmadılar
conditional elden çıkmadıysam elden çıkmadıysan elden çıkmadıysa elden çıkmadıysak elden çıkmadıysanız elden çıkmadılarsa
conditional conditional simple elden çıkmasam elden çıkmasan elden çıkmasa elden çıkmasak elden çıkmasanız elden çıkmasalar
inferential elden çıkmasaymışım elden çıkmasaymışsın elden çıkmasaymış elden çıkmasaymışız elden çıkmasaymışsınız elden çıkmasalarmış
past elden çıkmasaydım elden çıkmasaydın elden çıkmasaydı elden çıkmasaydık elden çıkmasaydınız elden çıkmasalardı
optative elden çıkmayayım elden çıkmayasın elden çıkmaya elden çıkmayalım elden çıkmayasınız elden çıkmayalar
imperative imperative regular elden çıkma elden çıkmasın elden çıkmayın elden çıkmasınlar
formal elden çıkmayınız elden çıkmayınız
informal elden çıkmasana elden çıkmasanıza
infinitive elden çıkmamak
verbal noun elden çıkmama
impersonal participle imperfective elden çıkmayan
perfective elden çıkmamış
prospective elden çıkmayacak
personal participle non-prospective elden çıkmadığım elden çıkmadığın elden çıkmadığı elden çıkmadığımız elden çıkmadığınız elden çıkmadıkları
prospective elden çıkmayacağım elden çıkmayacağın elden çıkmayacağı elden çıkmayacağımız elden çıkmayacağınız elden çıkmayacakları
temporal adverb temporal adverb simple elden çıkmazken1
specific elden çıkmayınca
"and" elden çıkmayıp
"since" elden çıkmayalı
"until" elden çıkmayasıya
"as long as" elden çıkmadıkça
modal adverb modal adverb simple elden çıkmayarak
reduplicated elden çıkmaya çıkmaya
"as if" elden çıkmazcasına1
potential conjugation
potential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple elden çıkabilirim elden çıkabilirsin elden çıkabilir elden çıkabiliriz elden çıkabilirsiniz elden çıkabilirler
inferential elden çıkabilirmişim elden çıkabilirmişsin elden çıkabilirmiş elden çıkabilirmişiz elden çıkabilirmişsiniz elden çıkabilirlermiş
past elden çıkabilirdim elden çıkabilirdin elden çıkabilirdi elden çıkabilirdik elden çıkabilirdiniz elden çıkabilirlerdi
conditional elden çıkabilirsem elden çıkabilirsen elden çıkabilirse elden çıkabilirsek elden çıkabilirseniz elden çıkabilirlerse
continuous continuous simple elden çıkabiliyorum elden çıkabiliyorsun elden çıkabiliyor elden çıkabiliyoruz elden çıkabiliyorsunuz elden çıkabiliyorlar
inferential elden çıkabiliyormuşum elden çıkabiliyormuşsun elden çıkabiliyormuş elden çıkabiliyormuşuz elden çıkabiliyormuşsunuz elden çıkabiliyorlarmış
past elden çıkabiliyordum elden çıkabiliyordun elden çıkabiliyordu elden çıkabiliyorduk elden çıkabiliyordunuz elden çıkabiliyorlardı
conditional elden çıkabiliyorsam elden çıkabiliyorsan elden çıkabiliyorsa elden çıkabiliyorsak elden çıkabiliyorsanız elden çıkabiliyorlarsa
inferential inferential simple elden çıkabilmişim elden çıkabilmişsin elden çıkabilmiş elden çıkabilmişiz elden çıkabilmişsiniz elden çıkabilmişler
inferential elden çıkabilmişmişim elden çıkabilmişmişsin elden çıkabilmişmiş elden çıkabilmişmişiz elden çıkabilmişmişsiniz elden çıkabilmişlermiş
past elden çıkabilmiştim elden çıkabilmiştin elden çıkabilmişti elden çıkabilmiştik elden çıkabilmiştiniz elden çıkabilmişlerdi
conditional elden çıkabilmişsem elden çıkabilmişsen elden çıkabilmişse elden çıkabilmişsek elden çıkabilmişseniz elden çıkabilmişlerse
future future simple elden çıkabileceğim elden çıkabileceksin elden çıkabilecek elden çıkabileceğiz elden çıkabileceksiniz elden çıkabilecekler
inferential elden çıkabilecekmişim elden çıkabilecekmişsin elden çıkabilecekmiş elden çıkabilecekmişiz elden çıkabilecekmişsiniz elden çıkabileceklermiş
past elden çıkabilecektim elden çıkabilecektin elden çıkabilecekti elden çıkabilecektik elden çıkabilecektiniz elden çıkabileceklerdi
conditional elden çıkabileceksem elden çıkabileceksen elden çıkabilecekse elden çıkabileceksek elden çıkabilecekseniz elden çıkabileceklerse
progressive progressive simple elden çıkabilmekteyim elden çıkabilmektesin elden çıkabilmekte elden çıkabilmekteyiz elden çıkabilmektesiniz elden çıkabilmekteler
inferential elden çıkabilmekteymişim elden çıkabilmekteymişsin elden çıkabilmekteymiş elden çıkabilmekteymişiz elden çıkabilmekteymişsiniz elden çıkabilmektelermiş
past elden çıkabilmekteydim elden çıkabilmekteydin elden çıkabilmekteydi elden çıkabilmekteydik elden çıkabilmekteydiniz elden çıkabilmektelerdi
conditional elden çıkabilmekteysem elden çıkabilmekteysen elden çıkabilmekteyse elden çıkabilmekteysek elden çıkabilmekteyseniz elden çıkabilmektelerse
necessitative necessitative simple elden çıkabilmeliyim elden çıkabilmelisin elden çıkabilmeli elden çıkabilmeliyiz elden çıkabilmelisiniz elden çıkabilmeliler
inferential elden çıkabilmeliymişim elden çıkabilmeliymişsin elden çıkabilmeliymiş elden çıkabilmeliymişiz elden çıkabilmeliymişsiniz elden çıkabilmelilermiş
past elden çıkabilmeliydim elden çıkabilmeliydin elden çıkabilmeliydi elden çıkabilmeliydik elden çıkabilmeliydiniz elden çıkabilmelilerdi
conditional elden çıkabilmeliysem elden çıkabilmeliysen elden çıkabilmeliyse elden çıkabilmeliysek elden çıkabilmeliyseniz elden çıkabilmelilerse
past past simple elden çıkabildim elden çıkabildin elden çıkabildi elden çıkabildik elden çıkabildiniz elden çıkabildiler
conditional elden çıkabildiysem elden çıkabildiysen elden çıkabildiyse elden çıkabildiysek elden çıkabildiyseniz elden çıkabildilerse
conditional conditional simple elden çıkabilsem elden çıkabilsen elden çıkabilse elden çıkabilsek elden çıkabilseniz elden çıkabilseler
past elden çıkabilseymişim elden çıkabilseymişsin elden çıkabilseymiş elden çıkabilseymişiz elden çıkabilseymişsiniz elden çıkabilselermiş
inferential elden çıkabilseydim elden çıkabilseydin elden çıkabilseydi elden çıkabilseydik elden çıkabilseydiniz elden çıkabilselerdi
optative elden çıkabileyim elden çıkabilesin elden çıkabile elden çıkabilelim elden çıkabilesiniz elden çıkabileler
imperative imperative regular elden çıkabil elden çıkabilsin elden çıkabilin elden çıkabilsinler
formal elden çıkabiliniz elden çıkabiliniz
informal elden çıkabilsene elden çıkabilsenize
infinitive elden çıkabilmek
verbal noun elden çıkabilme
impersonal participle imperfective elden çıkabilen
perfective elden çıkabilmiş
prospective elden çıkabilecek
personal participle non-prospective elden çıkabildiğim elden çıkabildiğin elden çıkabildiği elden çıkabildiğimiz elden çıkabildiğiniz elden çıkabildikleri
prospective elden çıkabileceğim elden çıkabileceğin elden çıkabileceği elden çıkabileceğimiz elden çıkabileceğiniz elden çıkabilecekleri
temporal adverb temporal adverb simple elden çıkabilirken1
specific elden çıkabilince
"and" elden çıkabilip
"since" elden çıkabileli
"until" elden çıkabilesiye
"as long as" elden çıkabildikçe
modal adverb modal adverb simple elden çıkabilerek
reduplicated elden çıkabile çıkabile
"as if" elden çıkabilircesine1
impotential conjugation
impotential conjugation
singular plural
1st person (ben) 2nd person (sen) 3rd person (o) 1st person (biz) 2nd person (siz) 3rd person (onlar)
aorist aorist simple elden çıkamam elden çıkamazsın elden çıkamaz elden çıkamayız elden çıkamazsınız elden çıkamazlar
inferential elden çıkamazmışım elden çıkamazmışsın elden çıkamazmış elden çıkamazmışız elden çıkamazmışsınız elden çıkamazlarmış
past elden çıkamazdım elden çıkamazdın elden çıkamazdı elden çıkamazdık elden çıkamazdınız elden çıkamazlardı
conditional elden çıkamazsam elden çıkamazsan elden çıkamazsa elden çıkamazsak elden çıkamazsanız elden çıkamazlarsa
continuous continuous simple elden çıkamıyorum elden çıkamıyorsun elden çıkamıyor elden çıkamıyoruz elden çıkamıyorsunuz elden çıkamıyorlar
inferential elden çıkamıyormuşum elden çıkamıyormuşsun elden çıkamıyormuş elden çıkamıyormuşuz elden çıkamıyormuşsunuz elden çıkamıyorlarmış
past elden çıkamıyordum elden çıkamıyordun elden çıkamıyordu elden çıkamıyorduk elden çıkamıyordunuz elden çıkamıyorlardı
conditional elden çıkamıyorsam elden çıkamıyorsan elden çıkamıyorsa elden çıkamıyorsak elden çıkamıyorsanız elden çıkamıyorlarsa
inferential inferential simple elden çıkamamışım elden çıkamamışsın elden çıkamamış elden çıkamamışız elden çıkamamışsınız elden çıkamamışlar
inferential elden çıkamamışmışım elden çıkamamışmışsın elden çıkamamışmış elden çıkamamışmışız elden çıkamamışmışsınız elden çıkamamışlarmış
past elden çıkamamıştım elden çıkamamıştın elden çıkamamıştı elden çıkamamıştık elden çıkamamıştınız elden çıkamamışlardı
conditional elden çıkamamışsam elden çıkamamışsan elden çıkamamışsa elden çıkamamışsak elden çıkamamışsanız elden çıkamamışlarsa
future future simple elden çıkamayacağım elden çıkamayacaksın elden çıkamayacak elden çıkamayacağız elden çıkamayacaksınız elden çıkamayacaklar
inferential elden çıkamayacakmışım elden çıkamayacakmışsın elden çıkamayacakmış elden çıkamayacakmışız elden çıkamayacakmışsınız elden çıkamayacaklarmış
past elden çıkamayacaktım elden çıkamayacaktın elden çıkamayacaktı elden çıkamayacaktık elden çıkamayacaktınız elden çıkamayacaklardı
conditional elden çıkamayacaksam elden çıkamayacaksan elden çıkamayacaksa elden çıkamayacaksak elden çıkamayacaksanız elden çıkamayacaklarsa
progressive progressive simple elden çıkamamaktayım elden çıkamamaktasın elden çıkamamakta elden çıkamamaktayız elden çıkamamaktasınız elden çıkamamaktalar
inferential elden çıkamamaktaymışım elden çıkamamaktaymışsın elden çıkamamaktaymış elden çıkamamaktaymışız elden çıkamamaktaymışsınız elden çıkamamaktalarmış
past elden çıkamamaktaydım elden çıkamamaktaydın elden çıkamamaktaydı elden çıkamamaktaydık elden çıkamamaktaydınız elden çıkamamaktalardı
conditional elden çıkamamaktaysam elden çıkamamaktaysan elden çıkamamaktaysa elden çıkamamaktaysak elden çıkamamaktaysanız elden çıkamamaktalarsa
necessitative necessitative simple elden çıkamamalıyım elden çıkamamalısın elden çıkamamalı elden çıkamamalıyız elden çıkamamalısınız elden çıkamamalılar
inferential elden çıkamamalıymışım elden çıkamamalıymışsın elden çıkamamalıymış elden çıkamamalıymışız elden çıkamamalıymışsınız elden çıkamamalılarmış
past elden çıkamamalıydım elden çıkamamalıydın elden çıkamamalıydı elden çıkamamalıydık elden çıkamamalıydınız elden çıkamamalılardı
conditional elden çıkamamalıysam elden çıkamamalıysan elden çıkamamalıysa elden çıkamamalıysak elden çıkamamalıysanız elden çıkamamalılarsa
past past simple elden çıkamadım elden çıkamadın elden çıkamadı elden çıkamadık elden çıkamadınız elden çıkamadılar
conditional elden çıkamadıysam elden çıkamadıysan elden çıkamadıysa elden çıkamadıysak elden çıkamadıysanız elden çıkamadılarsa
conditional conditional simple elden çıkamasam elden çıkamasan elden çıkamasa elden çıkamasak elden çıkamasanız elden çıkamasalar
inferential elden çıkamasaymışım elden çıkamasaymışsın elden çıkamasaymış elden çıkamasaymışız elden çıkamasaymışsınız elden çıkamasalarmış
past elden çıkamasaydım elden çıkamasaydın elden çıkamasaydı elden çıkamasaydık elden çıkamasaydınız elden çıkamasalardı
optative elden çıkamayayım elden çıkamayasın elden çıkamaya elden çıkamayalım elden çıkamayasınız elden çıkamayalar
imperative imperative regular elden çıkama elden çıkamasın elden çıkamayın elden çıkamasınlar
formal elden çıkamayınız elden çıkamayınız
informal elden çıkamasana elden çıkamasanıza
infinitive elden çıkamamak
verbal noun elden çıkamama
impersonal participle imperfective elden çıkamayan
perfective elden çıkamamış
prospective elden çıkamayacak
personal participle non-prospective elden çıkamadığım elden çıkamadığın elden çıkamadığı elden çıkamadığımız elden çıkamadığınız elden çıkamadıkları
prospective elden çıkamayacağım elden çıkamayacağın elden çıkamayacağı elden çıkamayacağımız elden çıkamayacağınız elden çıkamayacakları
temporal adverb temporal adverb simple elden çıkamazken1
specific elden çıkamayınca
"and" elden çıkamayıp
"since" elden çıkamayalı
"until" elden çıkamayasıya
"as long as" elden çıkamadıkça
modal adverb modal adverb simple elden çıkamayarak
reduplicated elden çıkamaya çıkamaya
"as if" elden çıkamazcasına1

1 The suffixes -ken and -cesine may be suffixed to the base form of any of the following tenses: aorist, continuous, inferential (even when it follows another suffix), and future.

References