asıl

See also: asil, asìl, and Asil

Turkish

Pronunciation

  • IPA(key): /aˈsɯɫ/
  • Hyphenation: a‧sıl

Etymology 1

    Inherited from Ottoman Turkish آصل, borrowed from Arabic أَصْل (ʔaṣl).

    Noun

    asıl (definite accusative aslı, plural asıllar)

    1. original
      Synonyms: kaynak, kök, köken
      bir belgenin aslıthe original of a document
      İnsan aslını unutmamalıdır.
      One should not forget one's origins.
    2. truth
      Synonym: gerçeklik
      Bu haberin aslı yok.
      This news is not true.
      (literally, “has no truth”)
    Declension
    Declension of asıl
    singular plural
    nominative asıl asıllar
    definite accusative aslı asılları
    dative asla asıllara
    locative asılda asıllarda
    ablative asıldan asıllardan
    genitive aslın asılların
    Possessive forms
    nominative
    singular plural
    1st singular aslım asıllarım
    2nd singular aslın asılların
    3rd singular aslı asılları
    1st plural aslımız asıllarımız
    2nd plural aslınız asıllarınız
    3rd plural asılları asılları
    definite accusative
    singular plural
    1st singular aslımı asıllarımı
    2nd singular aslını asıllarını
    3rd singular aslını asıllarını
    1st plural aslımızı asıllarımızı
    2nd plural aslınızı asıllarınızı
    3rd plural asıllarını asıllarını
    dative
    singular plural
    1st singular aslıma asıllarıma
    2nd singular aslına asıllarına
    3rd singular aslına asıllarına
    1st plural aslımıza asıllarımıza
    2nd plural aslınıza asıllarınıza
    3rd plural asıllarına asıllarına
    locative
    singular plural
    1st singular aslımda asıllarımda
    2nd singular aslında asıllarında
    3rd singular aslında asıllarında
    1st plural aslımızda asıllarımızda
    2nd plural aslınızda asıllarınızda
    3rd plural asıllarında asıllarında
    ablative
    singular plural
    1st singular aslımdan asıllarımdan
    2nd singular aslından asıllarından
    3rd singular aslından asıllarından
    1st plural aslımızdan asıllarımızdan
    2nd plural aslınızdan asıllarınızdan
    3rd plural asıllarından asıllarından
    genitive
    singular plural
    1st singular aslımın asıllarımın
    2nd singular aslının asıllarının
    3rd singular aslının asıllarının
    1st plural aslımızın asıllarımızın
    2nd plural aslınızın asıllarınızın
    3rd plural asıllarının asıllarının

    Adjective

    asıl

    1. actual, real
      Synonym: gerçekten
    2. virtual (in effect or essence, rather than in fact or reality)
    Declension
    Predicative forms of asıl
    present tense
    positive declarative positive interrogative
    ben (I am) aslım asıl mıyım?
    sen (you are) asılsın asıl mısın?
    o (he/she/it is) asıl / asıldır asıl ?
    biz (we are) aslız asıl mıyız?
    siz (you are) asılsınız asıl mısınız?
    onlar (they are) asıl(lar) asıl(lar) ?
    past tense
    positive declarative positive interrogative
    ben (I was) asıldım asıl mıydım?
    sen (you were) asıldın asıl mıydın?
    o (he/she/it was) asıldı asıl mıydı?
    biz (we were) asıldık asıl mıydık?
    siz (you were) asıldınız asıl mıydınız?
    onlar (they were) asıldılar asıl mıydılar?
    indirect past
    positive declarative positive interrogative
    ben (I was) asılmışım asıl mıymışım?
    sen (you were) asılmışsın asıl mıymışsın?
    o (he/she/it was) asılmış asıl mıymış?
    biz (we were) asılmışız asıl mıymışız?
    siz (you were) asılmışsınız asıl mıymışsınız?
    onlar (they were) asılmışlar asıl mıymışlar?
    conditional
    positive declarative positive interrogative
    ben (if I) asılsam asıl mıysam?
    sen (if you) asılsan asıl mıysan?
    o (if he/she/it) asılsa asıl mıysa?
    biz (if we) asılsak asıl mıysak?
    siz (if you) asılsanız asıl mıysanız?
    onlar (if they) asılsalar asıl mıysalar?

    For negative forms, use the appropriate form of değil.

    Adverb

    asıl

    1. actually, in fact
      Bana umut vermeye çalışıyor ama asıl onun teskin edilmeye ihtiyacı var.
      He is trying to get my hopes up, but actually he is the one that needs to be soothed.
    2. used to add emphasis or draw attention to what one is about to say or recount, often as opposed to something previously discussed that was less interesting
      Ben sana asıl benim dün akşam başıma gelenleri anlatayım.
      Let me tell you about what happened to me last night.
    Derived terms
    Turkish terms derived from the Arabic root ء ص ل (0 c, 7 e)

    Further reading

    Etymology 2

    See the etymology of the corresponding lemma form.

    Verb

    asıl

    1. second-person singular imperative of asılmak